|

TARİHİ YERLER Akçakaya Arkeolojik Sit Alanı)
Paşalar Kalesi (Karaceyş)
Asker Kayası (İnkilise)
İnönü Mağarası
Orhan Gazi Zaviyesi : (Küçük Tekke)
Kıran
Merkez İlkokulu
Tarihi Çınar
Hayrettin Arkeolojik Sit Alanı
Diğerleri
Akçakaya Arkeolojik Sit Alanı :Bizanslılar devrinde il olduğu, köy altındaki Dikilitaş adlı mevkide define avcıları tarafından devrilen dikili taşta ki yazıttan anlaşılmaktadır. Eski adı bir rivayete göre Rinsel tekfurluğu, Dikili taştaki kitabeden anlaşıldığına göre de Terbos olan 26 Mart 1991 Tarihinde arkeolojik sit alanı alarak koruma altına alınan köy ve civarında İstanbul müzelerine kaldırılmış bir erkek (Çolak Papaz) bir kadın (Papazın eşi) heykeli bulunmuştur. Kilise ve çeşitli bina kalıntılarından sökülen muhtelif mozaikler, mermer yer döşemeleri, sütunlar, sütun başlıkları köylüler ve define avcıları tarafından talan edilmiştir. Mangırgülü adlı yerdeki mağaranın yer altı tünellerinin bacası olduğu söylenmektedir. Asartepe deki oyma taş mezarlar Akçakaya sit alanının önemli kalıntılarıdır.
Başa dön
Paşalar Kalesi (Karaceyş):Eteğinde kurulu olan köye adını veren kaledir. Kaleye hakim olan Karaceyş Tekfurluğundan dolayı kalenin adı "Karaceyş"olarak Osmanlıların kaleyi fethetmelerine kadar devam etmiş, daha sonra adı Paşalar kalesi olmuştur.Yapılış tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Surlarda kullanılan bazı taşların işleme ve şekillerinden anlaşıldığına göre bu taşların; Büyük Roma İmparatorluğu kilise kalıntılarına ait oldukları kalenin ilk olarak Büyük Roma döneminde, ikinci kez ise, Bizans İmparatorluğu zamanında yapıldığı tahmin edilmektedir. 12 Metre yükseklikteki kale surlarının batı kısmı sağlam olarak ayakta durmaktadır.Kalenin fethine dair iki rivayet vardır. Birinci rivayete göre; Akhisar (Pamukova) ve yöresi Osmanlı akıncıları tarafından fethedilmiş, ancak tamamen yok olacağını anlayan Karaceyş tekfuru askerleriyle beraber dik bir tepenin üzerinde kurulu olan kaleye sığınarak saklanmıştır. İlçe tarihinde anlatılan Osman Gazi nin emriyle gelen Osmanlı akıncılarının Orhan Bey in yaptığı oyunla kelenin fethidir. halk tarafından anlatılan ikinci rivayet ise; kalenin kuzeyindeki Kadıköy'ü civarında hayvanlarını otlatan çobanın yatarken, kaleye akmakta olun suyun sesini duyduğunu Osmanlı akıncılarına bildirmesinden sonra suyun kesilerek Karaceyş kalesi halkının susuz kalmalarından dolayı teslim oldukları şeklindedir. Başa dön Asker Kayası (İnkilise) : Kazımiye köyü civarındaki kilise kalıntılarının bulunduğu yöreye verilen addır. Bizans İmparatorluğu döneminde inşa edildiği sanılan "İn Kilise" yakınındaki köye kendi adını (İngirse) vermiştir. İlçedeki en eski yerleşim merkezlerinden birisi olan Asker Kayası ve civarının altında büyük bir mağara olduğu ve mağarada define bulunduğu zannıyla define meraklılarınca defalarca kazılmıştır.
Başa dön İnönü Mağarası : İnönü Mağarası Hüseyinli köyünün kuzeyindeki İnönü adlı çayırda bulunan tabii mağara. Mağaranın çok büyük olduğu bazı yerlerinin de suyla dolu olduğu için geçilemediği bilinmektedir.Bütün tarihi yerler gibi define meraklılarınca hazine bulunabilir zannıyla bazen ruhsatlı bazen ruhsatsız kazılar yapılmıştır. Kazıların birinde ise içerideki suyu çekmekte kullanılan motorun; egzozundan çıkan gazlardan zehirlenen iki define meraklısı da ölmüştür.Hüseyinli ve Kemaliye ormanlarındaki, Bizans dönemine ait su kanallarının İnönü mağarasından o dönemde Bizans'ın başkenti olan İznik'e su taşıyan kanallar olduğu bilinmektedir. Hatta yaşlı kuşaklarca ikinci bir su yolunun bugün bile İznik'e su taşıdığı iddia edilmektedir.
Başa dön
Orhan Gazi Zaviyesi : (Küçük Tekke) : 1324 yılında Osmanlı padişahı orhan gazi tarafından yaptırıldığı sanılan zaviye eğitim, misafirhane ve konaklama yeri olarak kullanılan sosyal tesis. Orhan Gazi Zaviyesini 14. yüzyılda Anadolu'yu gezen İbni Baturta'nın gezdiği söylenir.
Başa dön
Kıran : Hüseyinli ve Çilekli köylerinin güneyinde kalan "Kıran pınarı ile Bahçe altı mevkiine verilen addır. Roma ve Bizans dönemine ait olduğu anlaşılan mezarlar ile yöre halkı tarafından"süt yolu"diye isimlendirilen su yolları hala durmaktadır. Şarap ve su küplerinin bulunduğu, tüm belde halkının salgın bir hastalıktan (Kıran) öldüğü iddia edilen, eski yerleşim merkezidir.
Başa dön
Merkez İlkokulu : 1912 Yılında inşaatı tamamlanarak hizmete açılmış, kagir bir yapıdan yapılmıştır. Balkon görünüşlü cumbası, iki yandan çıkışlı merdiveni, çatı katı ve çatının iki yanında yapılmış çatı katına koridorla bağlı sekizgen özel odaları ile değişik bir görünüm arz eden yapı.Uzun süre ilkokul olarak kullanılan bina, daha sonra yıkılmaya başladığı için boşaltılmıştır. Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan bir devrin örneği sayılan yapı, 1994 Yılında bir kaza sonucu yanarak kül olmuştur.
Başa dön
Tarihi Çınar : Asırlar önce dikildiği alana adını vermiş, insanlar dibinde yapılan şadırvandan kana kana sular içmiş, çocukların salıncak kurmaları için yorulmadan kollarını açmıştır. Çınardibi (Kocaçınar) Pamukova Belediyesi'nin yerinde bir kararıyla düzenlenerek, şadırvanı ve salıncakları ile güzel bir görünüm kazanmıştır.
Başa dön
Hayrettin Arkeolojik Sit Alanı : Osmanlı ve Bizans dönemlerine ait çeşme, hamam, kale kalıntıları ve çeşitli tarihi eserlerin bulunduğu Hayrettin köyü ve civarı 26 Mart 1991 tarihinde Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Çeşitli uygarlıkların yaşadığı, Hayrettin köyü ve civarındaki Doğu Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine ait hiç bir tarihi eserin restorasyon u yapılmamıştır.
Başa dön
Diğerleri : Dikilitaş: Eski Sondul köyünün batı kısmında Çilekli köyü yolu üzerinde define avcılar tarafından yıkılmıştır. Kilise yeri: Hüseyinli köyünün batısında Asar adlı mevkidedir. Yalnız bazı temel taşları kalmıştır. Kara in. Kazımiye köyünün batı kısmında İsli Mağara adıyla da anılmaktadır. Ev kaya: Hüseyinli köyü yolu üzerinde, Sıra kayalar mevkisinde tabii mağara olduğu sanılmaktadır. Karagöz Köprüsü: Cihadiye köyü ile Turgutlu köyü arasında Bizans dönemine ait olduğu zannedilen, temelleri bugün bile sağlam vaziyette duran tarihi eserdir. Anıt Mezar: Eski bacı köyünün 400 ile 500 metre doğusundaki üzerinde mezar olan Roma yapıtı. Dikilitaş gibi görünen anıt mezar define meraklıları tarafından talan edilmiştir. Hamam kalıntıları: Karapınar ve Üçevler köylerinin altında kurulmuş Kasaba-i Atik olarak bilinen eski pamukova insanlarının ikamet ettiği bölgede Türklerin ve Osmanlıların temizliğe verdiği önemin delili olan tarihi harabeler. Kemer köprü: Karandere üzerindeki ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Kale kalıntıları: Mekece de Doğu Roma İmparatorluğu devrinde yapıldığı bilinen Kaleler mevkisindeki harabeler. Remzi beylerin evi: Almanaklara albümlere kartvizitlere desen olmuş ve koruma altına alınmıştır. Belediye binası: Yapılış tarihi tam olarak bilinmeyen İstasyon binası ile aynı yıllarda yapıldığı rivayet edilen, önceleri Hilal-ı Ahmer, daha sonra da Kızılay binası olarak kullanılmıştır. Aslına uygun bir şekilde restore edilerek belediye hizmet binası olarak kullanılmaya başlanmıştır. İstasyon binası: 1891 yılında Devlet Demir yolları ile aynı günde hizmete açılmıştır. Hakimlerin evi: Çardak köyünde sanat değeri yüksek tarihi eser sayılan koruma altına alınmış yapıdır.
Başa dön
|